Makalede Tanzimat Dönemi ile başlayıp, II. Ulusal Mimarlık akımına kadar devam eden süreç içerisinde Türkiye' de ki mimarlık akımları, bu akımların özellikleri, temsilcileri ve eserleri üzerinde durulacaktır.

876- 1922 yıllarını kapsayan Tanzimat Dönemi’nde, Raimondo D’Aranco ve Alexandre Vallaury gibi yabancı asıllı mimarlar tarafından,  Batılı anlayışın hâkim olduğu yeni mimari ürünler ortaya koyulmuştur.  

Pertevniyal Valide Sultan Camii
Pertevniyal Valide Sultan Camii

Daha çok kamu yapılarının inşa edildiği bu dönemde farklı yapı tiplerine örnek olarak; 

  • Pertevniyal Valide Sultan Camii
  • Şeyh Zafir Binalar Grubu
  • Haydarpaşa Eczacılık Okulu
  • Düyun-u Umumiye Binası
  • Büyük Postane
  • Laleli Harikzedegan Apartmanları sayılabilir.

19. yüzyıl ortalarına gelindiğinde, ortaya çıkan Türkçülük akımı, 1908’de İkinci Meşrutiyetin İlanıyla hızla yayılmaya başlamıştır. Osmanlı İmparatorluğu’nda ki en önemli etkisi, İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin Türkçülük ideolojisi olmuştur. Her alanda hedeflenen Ulusallaşma çabası büyük oranda mimaride de kendisini göstermiştir.

İzmir Saat Kulesi
İzmir Saat Kulesi

Bu anlayışın sonucu olarak 1910 yılında Birinci Ulusal Mimarlık Akımı olarak adlandırılan Milli Mimari Üslubu ortaya çıkmış ve 1930’lara kadar etkisini sürdürmüştür. Sanayi Nefise Mektebi hocalarından, Mimar Vedad Bey ve Hendese-i Mülkiye Mektebi hocalarından Mimar Kemalettin Bey, bu üslubun öncüsü olmuşlardır. Yurt dışında eğitim alan dönemin mimarları ulusal bir sentez yaratmayı amaçlamıştır. Bu amaç doğrultusunda eskiye dönük mimari unsurların canlandırıldığı görülür. 

Birinci Ulusal Mimarlık Akımında inşa edilen yapılara örnek olarak;

  • İzmir Saat Kulesi
  • II. TBMM Binası
  • Ankara Çankaya Gazi Köşkü
  • Bostancı Cami
  • Bakırköy Cami
  • Sultan 4. Mehmet Reşat Türbesi sayılabilir.
TBMM Binası
TBMM Binası

Cumhuriyetin kuruluş aşaması geçilip yeni atılımlar ve dışa açılma eğilimlerinin artması ile Birinci Ulusal Mimarlık Akımına bağlı mimarlara ve eserlerine yönelik eleştiriler çoğalmış, geçmişe fazla bağlı görülen bu üslup, 1930’lar da yerini yeni üsluplara bırakmıştır (Ertuğrul, 2007: 13). 

Dönemin özellikleri, mimarları ve eserleri hakkında daha fazla bilgi almak için; Birinci Ulusal Mimarlık Akımı başlıklı makaleme bakabilirsin!

Avrupa'da doğup gelişen Modern Mimarlık Akımı, 1930 yılından itibaren etkisini Türkiye'de hissettirmeye başlamıştır. Bu yıllarda çok sayıda yabancı mimar Türkiye’de çalışma imkânı elde etmiştir. Eğitim binaları başta olmak üzere, diğer devlet binaları inşa edilmeye başlanmış, hatta var olan eski binaların yıktırılıp yerine daha modern olarak görülen yeni binalar inşa edilmiştir. Bu akımda genel anlayış, amaca yönelik yapıların inşa edilmesi yani fonksiyonelliktir.  

Türkiye'ye gelip faaliyet gösteren, Ernst Egli, Bruno Taut, Martin Wagner, Franz Hilinger, Hans Poelzig, Martin Elsasser, Clemens Holzmeister, Robert Öerley, Theodor Post gibi yabancı mimarların yanı sıra; Bedri Uçar, Seyfi Arkan, Şekip Akalın, Şevki Balmumcu gibi birçok genç Türk mimar da bu dönemde öne çıkan mimarlar olmuştur.1930'lu yıllarda başlayan Modern Mimarlık Akımı 1940'a kadar etkisini sürdürür. Bu yıllarda inşa edilmiş yapılara örnek olarak; 

  • Güven Anıtı
  • Merkez Bankası
  • Türkiye Emlak ve Kredi Bankası
  • Genel Kurmay Başkanlığı
  • İstanbul Üniversitesi Gözlem Evi
  • Florya Deniz Köşkü sayılabilir.
Güven Anıtı

Dönemin özellikleri, mimarları ve eserleri hakkında daha fazla bilgi almak için; Modern Mimarlık Akımı başlıklı makaleme bakabilirsin!

Modern Mimarlık Akımı sonrasında, 1940 yılından başlayıp,1950 yılına kadar devam eden on yıllık süreç, önceleri Milli Mimarlık olarak adlandırılırken, günümüzde İkinci Ulusal Mimarlık Akımı olarak adlandırılmaktadır. Yabancı mimarlara yönelik olumsuz tepkilerin artması, milliyetçilik düşüncesinin yeniden canlanması ve II. Dünya Savaşı, bu yeni anlayışın (İkinci Ulusal Mimarlık Akımı) doğmasına ve canlı kalmasına sebep olmuştur. 

anıtkabir

Birinci Ulusal Mimarlık Akımında olduğu gibi, eskiye dönme çabası mimaride Selçuklu ve Osmanlı Dönemi'nde görülen mimari unsurların yeniden kullanılmasıyla kendisini göstermiştir. Sedat Hakkı Eldem ve Emin Onat bu yeni anlayışın temsilcileri olmuşlardır.

  • Fethi Okyar Köşkü
  • İstanbul Adliye Sarayı
  • İstanbul Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi
  • Anıtkabir
  • Bursa Vali Konağı
  • Emin onat evi  İkinci Ulusal Mimarlık Akımı ile inşa edilen yapılara örnek olarak sayılabilir.

Dönemin özellikleri, mimarları ve eserleri hakkında daha fazla bilgi almak için; İkinci Ulusal Mimarlık Akımı başlıklı makaleme bakabilirsin!

Ertuğrul, Zeynep (2007). Birinci Ulusal Mimarlık Dönemi Mimarlarından Muzaffer Bey: Eserleri ve Sanat Anlayışı. Doktora Tezi, Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Eskişehir.