Makalede Anadolu’da Hristiyanlık tarihi açısından en önemli ana merkezlerden biri olan Hierapolis Kenti ele alınmıştır. Phrygia bölgesinde, Hierapolis “kutsal şehir” isminde iki şehir bulunmaktadır. Bunlardan biri Pentapolis’de yer alan küçük Hierapolis, diğeri ise Lykos Ovası (Pamukkale, Denizli) sınırları içinde yer alan büyük Hierapolis’tir. Her iki bölgeye de bu ismin verilmesinin nedeni; yakınında bulunan ve tanrının bir lütfu olarak kabul edilen, sıcak su kaplıcalarının bulunmasıdır.

Pamukkale

Phrygia Pentapolisi Hierapolis;  Bizans İmparatorluğu döneminde Eukarpia Ovası, Pentapolis yani Beş Şehir olarak adlandırılmıştır. Bu şehirler, Eukarpia - Otrous – Stektorion – Brouzas ve Koçhisar’ da yer alan Hierapolis Kentidir. Efsaneye göre Phrygia’daki Hierapolis kentinin piskoposu Aziz Aberkios’un ettiği duaların sonucunda kutsal, şifalı su ortaya çıkmıştır. Bu nedenle bölgeye kutsal şehir anlamına gelen Hierapolis ismi verilmiştir. 

Hierapolis (Lykos Ovası Kenti)

Hierapolis Tiyatro

Bugünkü Denizli ili sınırları içerisinde yer alan Hierapolis Antik Kenti Lykos (Çürüksu) Vadisi ve çevresinde kurulmuş birkaç önemli antik kentten bir tanesidir. Lykos Vadisi’nin batısında Salbakos (Babadağ) Dağı, güneyinde ise Kadmos (Honaz) Dağı yer almaktadır. 

Antik Dönem de Lykos Vadisi Karia, Phrygia ve Lydia bölgelerinin kesiştiği noktada yer alan, stratejik bir konuma sahiptir. İklim şartlarının elverişli olması ve antik yolların geçiş güzergâhı olması nedeniyle, zengin bir kültür bölgesi haline gelmesinde etkili olmuştur. Hellenistik Dönem’de bölgede çok sayıda kent kurulmuştur.  Bunlardan birisi de Hierapolis’tir. MÖ. 188 yılında Bergama Krallığı’nın eline geçen kent, MS. 2. ve 3. yüzyıllarda en parlak dönemini yaşamıştır.

Hierapolis kapı

Bizans Dönemi’nde kent antik dönemdeki kutsallığını ve saygınlığını yeniden kazanmıştır.  Lykos Vadisi’nde yer alan diğer kentler gibi Yahudi toplumunun varlığı, Hristiyanlığın burada erken çıkmasına zemin hazırlamış ve 4. Yüzyıldan itibaren hızlı bir şekilde yayılmasını sağlamıştır. Kentin kutsallığı ve önemi, MS. 80 yılında 12 Havariden biri olan Aziz Phillippus’un, yeni dini yaymak için Hierapolis’e geldiğinde, kızıyla birlikte şehit edilmesinden kaynaklanmaktadır.

Hierapolis Nekrapol Alanı

Hierapolis’te 1.yüzyılda Hristiyan cemaatinin varlığı, Havari Phillippus’un kenti ziyareti ve Piskopos Stakys tarafından misafir edilmesi sırasında bilinmektedir. Havari Phillippus kutsal toprakları Phrygia Bölgesi’nde vaaz vermek amacıyla bırakmıştır. Burada baş aşağıda çarmığa gerilmiş ve 1. Yüzyıl sonlarına doğru Hierapolis’e gömülmüştür. Kemiklerinin Roma’ya götürülerek 12 Havari Kilisesi’nde (Santi Apostili Bazilikası) Aziz Johannes’in yanına gömüldüğü ve 561 yılından itibaren tapınıldığı söylenmektedir. 

Hierapolis Nekrapol Alanı

Hristiyanlığın resmen kabul edildiği 4. Yüzyıla gelindiğinde, Hierapolis’te,  Azizin öldürüldüğü alanda bir Martyrion yapılmıştır ve kent, Metropol unvanına yükseltilmiştir. Böylelikle kent, Hristiyan dünyası için kutsal bir hac merkezi olarak kabul edilmiş ve her yıl binlerce Hristiyan tarafından ziyaret edilmeye başlanmıştır.

Lykos Vadisi’ne Hristiyanlığın yayılmasına ilişkin ilk kaynak İncil’dir. Bu dönemde kentte Hristiyanlığın varlığı, Aziz Paul’un Kolassailere gönderdiği mektuplardan anlaşılmaktadır. Hierapolis ve çevresinde yaşayan Yahudiler, kumaş ticareti ile uğraşan zengin bir topluluktur. Bu dönemde ticaretin gelişmesinin yanı sıra Hristiyanlığın yayılmasında da rol oynamışlardır. Filistin’den gelen insanlar ile bölgedeki Hristiyanlık hareketi canlanmıştır. Bu gelenler arasında, Aziz Philip ve 4 kehanet kızı vardır. Aziz Philip’in Hierapolis kentine gelip burada şehit edilmesiyle, MÖ. 6. yüzyıldan beri kutsal sayılan kent, metropol unvanına yükselmiş ve günümüzde halen binlerce Hristiyan tarafından, hac merkezi olarak ziyaret edilmektedir. 

Konu hakkında daha fazla bilgi almak için, Aziz Phillippus Kutsal Alanı başlıklı makaleme bakabilirsin!