osmanlı

Geç Dönem osmanlı Mimarisi

Osmanlı Mimarisi, imparatorluğun beylik olarak kurulmasıyla birlikte hüküm sürdüğü dönemlerde, inşa edilen eserleri ve mimari üslupları kapsamaktadır.  Her dönem kendine özgü özellikleri barındırdığından ve çeşitli üslupların etkisi ile gelişen yeni bir mimari anlayış ile ürünlerin ortaya koyulmasından, Osmanl

Lale Devri Mimarisi

Lale Devri Mimarisi, 1703 - 1757 yılları arasını kapsayan, Osmanlı Devleti’nde bir takım değişimlerin yaşandığı bir dönemdir. Bu dönemde, mimari anlamda da yeni gelişmeler yaşanmış; Batılılaşma döneminin ilk adımları olarak kabul edilen, halka açık alanlar inşa edilmeye başlanmıştır. 17. yüzyılın ikinci yar

Türk Ampir Üslubu

1808-1860 yıllarında verilen eserler bu üsluba dâhil edilmektedir. Osmanlı Devleti’nde çeşitli sahalarda yenilikler yapılmasının gerekli görüldüğü zamanda, III. Selim (1789-1807), II. Mahmud (1808-1839) ve Abdülmecid (1839-1861) dönemlerinde benimsenmiş ve âdeta devletin resmî üslûbu haline gelmiştir. Bu mimari akımın 19.

Dolmabahçe Sarayı'nın Kapıları

Saray kara tarafından yüksek duvarlarla çevrilmiştir. Geleneksel Osmanlı Saray mimarisinde başlangıçta sur kavramıyla özdeşleşen çevre duvarları, bu 19. yüzyıl sarayında oldukça değişik bir yorumla uygulanmıştır (TBBM Milli Saraylar,2016:12). Bu duvarlar, yapı cephelerine veya işlevlerine göre isim alan çeşitli kapılarl

Türkiye'de Müzecilik

Türkiye'de müzeciliğin temelleri, Cumhuriyet Dönemi öncesinde Osman Hamdi Bey ile atılmıştır. İlk Türk müzesinin kuruluşu ise, Avrupa ülkelerinde olduğu gibi silahların, ganimetlerin ve padişaha sunulan hediyelerin Topkapı Sarayı'nda toplanması ile olmuştur. Koleksiyonları oluşturulan bu eserlerin sergilenmesi ile 1846 yılı