Son Yayınlanan Makaleler

Türkiye'de Müzecilik

Türkiye'de müzeciliğin temelleri, Cumhuriyet Dönemi öncesinde Osman Hamdi Bey ile atılmıştır. İlk Türk müzesinin kuruluşu ise, Avrupa ülkelerinde olduğu gibi silahların, ganimetlerin ve padişaha sunulan hediyelerin Topkapı Sarayı'nda toplanması ile olmuştur. Koleksiyonları oluşturulan bu eserlerin sergilenmesi ile 1846 yılı

Müze Kavramı, İlk Müze ve Türleri

Müzeler sanat tarihi açısından değerli olan eserlerin korunup sergilendiği yerlerdir. Sergilenen eserlerin tarihi, kültürel değeri ve işlevinde farklılıklar olması ile Müze Türleri oluşmuştur. Peki dünya üzerindeki ilk müze kim tarafından, nerede kuruldu? Müzelerin kurulmasına neden olan ana düşünce koleksiyonculuk ile gel

Dolmabahçe Sarayı'nın Kapıları

Saray kara tarafından yüksek duvarlarla çevrilmiştir. Geleneksel Osmanlı Saray mimarisinde başlangıçta sur kavramıyla özdeşleşen çevre duvarları, bu 19. yüzyıl sarayında oldukça değişik bir yorumla uygulanmıştır (TBBM Milli Saraylar,2016:12). Bu duvarlar, yapı cephelerine veya işlevlerine göre isim alan çeşitli kapılarl

Minyatür Sanatı

Minyatür kelimesi en genel anlamıyla, çok ince işlenen küçük boyutlu resimler için kullanılan bir terimdir. Kelimenin kökenine baktığımızda, Latince de 'kırmızı ile boyamak' anlamına gelen Miniare kelimesinden doğmuştur. Miniare kelimesinin daha sonra Fransızca'ya geçerek Miniature halini aldığı kabul edilir.  Bunun d

Dolmabahçe Sarayı'nın Yapım Özellikleri ve Üslubu

 Dolmabahçe Sarayı, 19. yüzyıl mimarlığı içinde büyüklüğü bakımından en önemli yapılar arasındadır. Büyük bir orta yapı ile iki kanattan oluşan saray, biçimsel yönden sadece bir mimari üsluba dahil edilemez, farklı üslupların derlenmesi ile oluşturulmuştur. Balyan ustalar Avrupa’da görüp, öğrendikleri İtal

Dolmabahçe Sarayı'nın İnşa Süreci ve Mimarları

Türkiye Büyük Millet Meclisi Milli Saraylar bünyesinde bulunan saray, köşk ve kasırlardan biri olan Dolmabahçe sarayı, Sultan Abdülmecid tarafından yaptırılmıştır. İnşasına 13 Haziran 1843 tarihinde başlanarak, 7 Haziran 1856 tarihinde açılışı gerçekleşmiştir. İstanbul’un üçüncü büyük sarayı konumundadır. 110

Geç Dönem Osmanlı Mimarisi

Osmanlı Mimarisi, imparatorluğun beylik olarak kurulmasıyla birlikte hüküm sürdüğü dönemlerde, inşa edilen eserleri ve mimari üslupları kapsamaktadır.  Her dönem kendine özgü özellikleri barındırdığından ve çeşitli üslupların etkisi ile gelişen yeni bir mimari anlayış ile ürünlerin ortaya koyulmasından, Osmanl

Lale Devri Mimarisi

Lale Devri Mimarisi, 1703 - 1757 yılları arasını kapsayan, Osmanlı Devleti’nde bir takım değişimlerin yaşandığı bir dönemdir. Bu dönemde, mimari anlamda da yeni gelişmeler yaşanmış; Batılılaşma döneminin ilk adımları olarak kabul edilen, halka açık alanlar inşa edilmeye başlanmıştır. 17. yüzyılın ikinci yar

Türk Barok ve Rokoko Dönemi

1757 - 808 tarihlerini kapsayan bu dönemde, süsleme unsurlarında ve mimaride, Avrupa mimarisinin Barok ve Rokoko üslubu hakim olmuştur.Avrupa’ya baktığımızda önce Barok üslubu daha sonra onu Rokoko üslubunun izlediği görülür. Bu Osmanlı’da tam tersi olarak ilerlemiş, önce Rokoko üslubu daha sonra Barok üslubunun etkileri hi

Türk Ampir Üslubu

1808-1860 yıllarında verilen eserler bu üsluba dâhil edilmektedir. Osmanlı Devleti’nde çeşitli sahalarda yenilikler yapılmasının gerekli görüldüğü zamanda, III. Selim (1789-1807), II. Mahmud (1808-1839) ve Abdülmecid (1839-1861) dönemlerinde benimsenmiş ve âdeta devletin resmî üslûbu haline gelmiştir. Bu mimari akımın 19.